Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Nüfus Politikaları Kurulu toplantısında 2028’e kadar kadınların iş gücüne katılımını %40’ın üzerine çıkarma hedefini açıkladı. Yılmaz, doğurganlık oranlarındaki düşüşe dikkat çekerek yeni aile ve nüfus politikalarını detaylandırdı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Nüfus Politikaları Kurulu toplantısında yaptığı açıklamada, Türkiye’nin nüfus dinamiklerine ilişkin önemli verileri ve gelecek hedeflerini paylaştı. Yılmaz, 2028 yılına kadar kadınların iş gücüne katılım oranını yüzde 40’ın üzerine çıkarmayı hedeflediklerini belirtti.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen toplantıya Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ve çeşitli bakan yardımcıları ile kurum temsilcileri katıldı. Toplantının ana gündem maddesi, ‘Nüfus Politikaları Bağlamında Erişilebilir Çocuk Bakım Hizmetleri ve İş-Aile Yaşam Dengesi’ oldu.
Yılmaz, Türkiye’nin nüfusunun kendini yenileyememesi sorununun küresel bir boyut kazandığına dikkat çekerek, 2025 sonu itibarıyla ülke nüfusunun 86 milyon 92 bine ulaştığını ve yıllık artış hızının binde 5 seviyesinde gerçekleştiğini ifade etti. Toplam doğurganlık hızının 2025’te 1,42 çocuğa gerileyerek Cumhuriyet tarihinin en düşük seviyesine indiğini vurgulayan Yılmaz, doğurganlık hızının 1,50’nin altında kaldığı il sayısının 2017’de 4 iken 2025’te 59’a yükseldiğini söyledi.
Ortanca yaşın 34,9’a yükselmesi ve yaşlı nüfus oranının yüzde 10’un üzerinde olduğu il sayısının 62’ye ulaşması, nüfus yapısındaki değişimin somut göstergeleri olarak sunuldu. Yılmaz, bu eğilimin yönünü değiştirmek için doğru politika araçlarının birlikte kullanılmasının önemini vurguladı. Ekonomik desteklerin tek başına yeterli olmadığını belirterek, aile kurma ve çocuk sahibi olma kararının ekonomi, konut, çalışma hayatı, eğitim, sağlık ve kültürel iklim gibi pek çok etkenin belirlediği bir karar olduğunu ifade etti.
Bu çerçevede, 2026-2035 dönemini ‘Aile ve Nüfus On Yılı’ ilan ettiklerini hatırlatan Yılmaz, çocuk sahibi olmayı teşvik eden politikaların yanı sıra, ailelerin çocuklarını güvenle büyütebilecekleri ve ebeveynlerin çalışma hayatından kopmadan yaşamlarını sürdürebilecekleri bir ekosistem oluşturmayı temel öncelik olarak belirlediklerini dile getirdi. 7 alandan oluşan Nüfus Eylem Planı kapsamında 13 önemli faaliyeti hayata geçirdiklerini bildirdi.
Yılmaz, analık iznini toplam 24 haftaya (çoğul gebeliklerde 26 hafta) çıkardıklarını, babalara verilen mazeret iznini 10 güne yükselttiklerini anlattı. Doğum veya evlat edinme sonrası ilk öğretime başlayana kadar haftalık 20 saat yarım zamanlı çalışma imkanı getirildiğini, tek seferlik doğum yardımı ödemesinin 5000 TL’ye, ikinci çocuklar için aylık 1500 TL, üçüncü ve sonraki çocuklar için ise aylık 5000 TL düzenli ödeme uygulamasının başladığını kaydetti.
Aile ve Gençlik Fonu kapsamında gençlere faizsiz kredi desteği sağlandığını, 250 bine yakın gence evlilik öncesi eğitim verildiğini ve 186 bin civarında kredi ödemesi gerçekleştirildiğini aktaran Yılmaz, 500 bin konutluk projede gençlere ve üç çocuklu ailelere kontenjan ayrıldığını belirtti. Özel öğretim kurumlarındaki yıllık artışa üst sınır getirilerek ailelerin eğitim yükünün hafifletilmesinin amaçlandığını söyledi.
Kamu kurumlarında çocuk bakımevi açılması için asgari çocuk sayısını 50’den 30’a indirdiklerini, 7 gün 24 saat esasına göre hizmet verebilecek bakımevlerinin önünün açıldığını ifade eden Yılmaz, 150 bağımsız bölüm üzerindeki konut projelerinde 0-66 aylık çocuklar için gündüz bakımevi alanı ayrılmasını zorunlu hale getirdiklerini hatırlattı.
Ülkede 10 yaş altı çocuğu bulunan hanelerin yüzde 83,6’sının hane dışından bakım hizmeti almadığına işaret eden Yılmaz, erişilebilir çocuk bakımını yaygınlaştırmanın önümüzdeki dönemin önemli çalışma alanlarından biri olacağını vurguladı. Özellikle kadınların aile hayatı ile çalışma hayatı arasında tercih yapmak zorunda kalmadığı, anne ve babaların bakım sorumluluğunu daha dengeli paylaşabildiği bir yapıyı güçlendirmeyi öngördüklerini belirtti.
2025-2028 Ulusal İstihdam Stratejisi kapsamında kadınların iş gücü piyasasına katılım ve istihdam oranlarının artırılması ve çalışma hayatında fırsat eşitliğinin güçlendirilmesinin temel politika alanlarından biri olarak belirlendiğini hatırlatan Yılmaz, bu doğrultuda 2028 yılı için kadınların iş gücüne katılımını yüzde 40’ın üzerine yükseltmeyi hedeflediklerini yineledi. Bu hedefin, kadınların çalışma hayatına katılımını sürdürülebilir kılacak koşulların da oluşturulmasıyla destekleneceğini sözlerine ekledi.
Yılmaz, Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle sosyal ağ sağlayıcılarının 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunmasının yasaklandığını ve yaş doğrulamasının zorunlu hale getirildiğini anımsattı. Sanal oyunların yaşa uygun derecelendirilmesi ve ebeveyn onay mekanizmalarının kurulmasının zorunlu tutulduğu bilgisini verdi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde Aile Enstitüsü’nü kurduklarını dile getiren Yılmaz, küresel ölçekte, özellikle medya ve sosyal medya üzerinden doğurganlığı azaltmaya ve cinsiyetsizleştirmeye yönelik kampanyalar yürütüldüğünü söyledi. Türkiye’nin kendi medeniyetinin ve değerlerinin istikametinde çocuğu bereket, aileyi huzur ve güven kaynağı, güçlü nesilleri ise milletin en büyük zenginliği olarak gördüğünü vurguladı. Bu anlayışı aşındırmaya çalışan bir dilin, aile ve nüfus politikalarına yön vermesine izin verilemeyeceğini belirtti.
Merkezi ve yerel düzeyde kamu kurum ve kuruluşlarının aileyi koruyucu ve nüfusu artırıcı yaklaşımla hareket etmesinin önemsendiğini, bu hususun yatay bir öncelik alanı olarak diğer politika alanlarında da gözetilmesinin gerektiğini ifade etti. Bu alanda kavramlara sahip çıkmak ve farkındalığı artırmak için mayıs ayının son haftasının Milli Aile Haftası olarak ilan edildiğini hatırlattı.
Türk Devletleri Teşkilatı’nın çalışma alanlarına sosyal politika başlığının dahil edildiğini, Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nın öncelikleri arasına aile ve nüfus gündemini yerleştirdiklerini belirten Yılmaz, 57 üyeli İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde Aile ve Nüfus On Yılı ilan edilmesine ilişkin önerinin uzmanlar düzeyinde kabul edildiğini bildirdi.
Yılmaz, 26-27 Ekim’de İstanbul’da düzenlenecek Uluslararası Aile ve Nüfus Konferansı ile bu birikimi uluslararası akademik zemine taşıyacaklarını belirterek, nüfus meselesinde atılacak her adımın, güçlü aile yapısını koruma ve milletin geleceğini güvence altına alma sorumluluğuyla ele alındığını söyledi. Cumhurbaşkanı’nın ‘varoluşsal bir mesele’ olarak nitelendirdiği bu alanda, devletin tüm imkanlarının seferber edileceğini, akademi, yerel yönetimler, sivil toplum, iş dünyası, medya ve milletle birlikte kararlılıkla çalışmaya devam edileceğini ifade etti.
Reklam & İşbirliği : [email protected]