Yüksekte Çalışma Sağlık Uygunluğu: Hangi Değerlendirmeler Yapılır? Türkiye’de ölümlü iş kazalarının önemli bir bölümü yüksekten düşme kaynaklıdır. Bu kazaların tartışılmasında genellikle korkuluk, emniyet kemeri ve yaşam hattı gibi teknik önlemler öne çıkar. Daha az konuşulan ama aynı derecede belirleyici olan bir konu daha var: o kişinin yüksekte çalışmaya sağlık yönünden uygun olup olmadığı, işe başlamadan…
Türkiye’de ölümlü iş kazalarının önemli bir bölümü yüksekten düşme kaynaklıdır. Bu kazaların tartışılmasında genellikle korkuluk, emniyet kemeri ve yaşam hattı gibi teknik önlemler öne çıkar. Daha az konuşulan ama aynı derecede belirleyici olan bir konu daha var: o kişinin yüksekte çalışmaya sağlık yönünden uygun olup olmadığı, işe başlamadan önce değerlendirildi mi?
Mevzuat, yüksekte çalışmayı sabit bir metre değeriyle tanımlamaz. Tanım, seviye farkı bulunan ve düşme sonucu yaralanma ihtimalinin oluşabileceği her türlü alanda yapılan çalışmayı kapsar. Uygulamada iki metre ve üzeri yaygın bir eşik olarak kabul edilir, ancak zemin özelliği ve düşme sonuçları dikkate alınarak daha düşük seviyeler de bu kapsama girebilir.
Bu geniş tanım, iskele üzerinde çalışan bir inşaat işçisini de, depoda merdivenle raf düzenleyen bir personeli de, çatıda klima montajı yapan bir tekniker de kapsar.
Yüksekte çalışma uygunluğu, genel bir sağlık muayenesinden farklı olarak üç yetiye odaklanır: bilinç sürekliliği, denge ve görme. Bu üçünden herhangi birinde ani bir kayıp, yüksekte ölümcül sonuç doğurur.
Kontrol altında olmayan epilepsi, senkop yani bayılma öyküsü, kontrolsüz kan şekeri düşmeleri ve bilinç bulanıklığı yapabilen ilaç kullanımı bu başlıkta sorgulanır. Kontrol altındaki bir epilepsi mutlak engel oluşturmayabilir; karar, nöbet sıklığı, son nöbet tarihi ve tedaviye uyum değerlendirilerek verilir.
Baş dönmesi öyküsü, iç kulak kaynaklı denge bozuklukları ve pozisyonel vertigo sorgulanır. Kulak muayenesi ve gerekli görülürse denge testleri yapılır. Yükseklik korkusu da ayrıca değerlendirilir; bu tıbbi bir kısıt olmasa da güvenlik açısından anlamlı bir bulgudur.
Uzak görme keskinliği, derinlik algısı ve görme alanı ölçülür. Tek gözde ileri derecede görme kaybı, derinlik algısını etkilediği için değerlendirmede öne çıkar. Düzeltici cam kullanılıyorsa, camla sağlanan keskinlik esas alınır.
EKG standart olarak istenir. Kontrolsüz yüksek tansiyon, ritim bozuklukları ve efor kapasitesini belirgin biçimde kısıtlayan kalp hastalıkları değerlendirmede dikkate alınır. Yüksekte çalışma, özellikle kurtarma senaryolarında yüksek fiziksel efor gerektirebilir.
Tırmanma, dengede kalma ve tam vücut kemer sistemini taşıma kapasitesi değerlendirilir. Ciddi eklem kısıtlılıkları ve son dönemde geçirilmiş ameliyatlar geçici kısıt doğurabilir.
Bu liste sabit değildir. Çalışılacak yükseklik, kullanılacak ekipman, çalışma süresi ve ortam koşulları değerlendirmenin kapsamını belirler. Kule tipi yapılarda uzun süre çalışacak bir personel ile depoda ara sıra merdivene çıkacak bir personel aynı kapsamda değerlendirilmez.
Yüksekte çalışacak personel için sıklıkla iki farklı belge aranır ve bunlar birbirine karıştırılır. Birincisi sağlık uygunluk değerlendirmesidir; hekim tarafından yapılır ve kişinin bedenen uygun olup olmadığını belirler. İkincisi ise mesleki yeterlilik ve eğitim belgesidir; kişinin bu işi teknik olarak yapabilecek bilgi ve beceriye sahip olduğunu gösterir.
Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalıştırılacakların mesleki eğitim almış olması ayrı bir zorunluluktur. Sağlık raporu bu eğitimin yerine geçmez. Denetimde ikisi ayrı ayrı sorulur.
Değerlendirme sonucunda hekim, tam uygunluk yerine kısıtlı uygunluk kararı verebilir. Örneğin “yalnızca korkuluklu platformlarda çalışabilir”, “askıda çalışma sistemleri kullanamaz” ya da “kurtarma ekibinde görev alamaz” gibi.
Bu kısıtların yazılması yeterli değildir; operasyona aktarılmaları gerekir. Saha şefinin, kısıtlı uygunluk verilmiş bir personeli farkında olmadan askıda çalışma görevine vermesi, hem kazayı hem de sonrasındaki hukuki tabloyu ağırlaştırır. Kısıtları ilgili yöneticiye yazılı olarak bildirmek ve görevlendirme listelerine işlemek, sürecin ayrılmaz parçasıdır.
Bu durumlarda periyodik muayene tarihi beklenmez; değerlendirme derhal yenilenir.
Yüksekte çalışma değerlendirmesinde çoğu zaman gözden kaçan bir boyut var: düşme durumunda kurtarma. Emniyet kemeriyle askıda kalan bir kişide, kısa süre içinde ciddi dolaşım sorunları gelişebilir. Bu tabloya askıda kalma travması denir ve kurtarmanın dakikalar içinde yapılmasını gerektirir.
Bunun sağlık gözetimi açısından iki sonucu var. Birincisi, kurtarma ekibinde görev alacak personelin fiziksel kapasitesinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir; kurtarma yüksek efor gerektiren bir iştir. İkincisi, dolaşım sistemi sorunları bulunan çalışanlarda askıda kalma riski daha ağır sonuçlar doğurur ve bu, uygunluk kararında dikkate alınır.
Yüksekte çalışacak personelde ilaç sorgulaması, diğer görevlere göre çok daha kritiktir. Bilinç durumunu, dengeyi veya tepki hızını etkileyebilecek ilaçlar uygunluk kararını doğrudan değiştirebilir.
Burada amaç ilaç kullanan kişiyi işten uzaklaştırmak değildir. Çoğu durumda doz ayarı, kullanım saatinin değiştirilmesi ya da geçici bir görev düzenlemesi yeterli olur. Kritik olan, bilginin hekime ulaşmasıdır. Çalışanların ilaç kullanımını gizlememesi için, bu bilginin işverenle paylaşılmayacağının önceden açıkça anlatılması gerekir.
Yüksekte çalışan personelde değerlendirme, işyerinin tehlike sınıfına bağlı genel periyodun yanı sıra, sağlık durumunda değişiklik olduğunda derhal yenilenir. Yaş ilerledikçe denge ve görme değerlendirmelerinin daha sık yapılması da makul bir uygulamadır.
Yüksekte çalışma, teknik önlemlerin en güçlü olduğu alanlardan biridir; korkuluk, yaşam hattı ve kemer sistemleri düşmeyi büyük ölçüde engeller. Ancak tüm bu sistemler, kullanan kişinin bilinci açık, dengesi yerinde ve görüşü yeterli olduğu varsayımı üzerine kuruludur. Bu varsayımın doğruluğunu kontrol eden tek adım, işe başlamadan önce yapılan sağlık değerlendirmesidir.
Bu değerlendirmeyi EKG, görme, denge ve solunum bileşenleriyle birlikte yapabilen, gerektiğinde sahada uygulayabilen bir işe giriş sağlık raporu hizmeti sağlayıcısıyla çalışmak, hem çalışanı hem işvereni koruyan en somut adımdır.
Reklam & İşbirliği : [email protected]